16 Kasım 2019 Cumartesi

MUCİZE 5 – KOYUNLAR \ AHMET BAYDAR


MUCİZE 5 – KOYUNLAR \ AHMET BAYDAR
 “Şu sağındaki ne!” sorusuna Hz. Musa`nın verdiği cevabın ilk şıkkı, “ona dayanırım” dır. 
Dayanırım sözcüğünün kökü ise, bağlamak anlamı da veren “v-k-e”dir. 
Kıssada geçen çekimli hâli de, “bağlanırım” demek olur. Değneğe bağlanmak ona dayanmak demek olduğu gibi, yasalara dayanmak ise onlara bağlanmak olur.
Hz. Musa’nın cevabının ikinci sözcüğü “koyun”, temsilin öğesi olarak çok daha anlamlıdır. Koyunun dişisi-erkeği ve büyüğü- küçüğü için farklı sözcükler bulunur. Kıssada kullanılan “ganem” ise sürüyü anlamlandırır. Bu kelime, zorba birisinin elinden zorla alınacak olan ganimet ile aynı köktendir.
Bu koyunlar, kıssadaki bağlamında, zorba Firavun`un elinde uysallaştırılmış olan toplumdur. Nitekim Tevrat ve İncil üslubunda da sürgün, esir ve rehbersiz kalan toplumlara koyun denmiştir. Tevrat`ta şöyle denir: “O kişi topluluğun önünde yürüsün ve topluluğu yönetsin. Öyle ki, Rab’bin topluluğu çobansız koyunlar gibi kalmasın.”
Kıssadaki “Yaprak çırparım” diye tercüme edile gelen “Ehuşşu” sözcüğü de, cömertlik etmek, iyilik yapmak, sevindirmek, yüz güldürmek anlamları veren bir köktendir. Gerçek bir koyun sürüsüne yapılan iyilik yaprak çırpmak olsa da, esir bir topluma yapılacak olan iyilik, onlara uyandıracak ve ruhen doyuracak olan mesajı ulaştırmak olur.
Hz. Musa’nın cevabındaki “ihtiyaçlar” kelimesi de temsili anlam akışını güçlendirmektedir. “İhtiyaçlar” kimi zaman da “işler” şeklinde tercüme edilen kelimenin kökü; akıl ve akit anlamları da veren “e-r-b” dir. Nitekim “el-İrb” dehâ demektir. Akıl ve akit de herhâlde esir bir toplumun özgürleştirilmesi için gerekli olan ihtiyaçlardır.
Bu durumda, Hz. Musa’nın, bu fonksiyonlara sahip olan değneğini bırakınca yılan olmasının ne anlama geleceğini düşünmemiz gerekecektir.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder