MUCİZE 6 – YILAN \ AHMET BAYDAR
Hz. Musa, kendisine iletilen vahyi tebliğ etmiş, böylece ilahi yasalar toplumla bütünleşmiştir. Değnek temsili ile devam edilecek olursa: Değnek bırakılmış ve o yılana dönüşmüştür.
Yılan,
gizli hayatı nedeniyle; sinsilik ve düşmanlık seciyesinin,
deri değiştirmesi nedeniyle de yeniden doğuşun simgesi olarak biline gelmiştir.
Nitekim Tevrat`ta “Aranıza yılanlar, büyüden etkilenmeyen engerekler göndereceğim sizi sokacaklar” denmiştir.
Bu çerçeveden bakıldığında Kur’an’ın, Hz. Musa’nın değneğinin yılana dönüşmesini üç farklı sözcükle ifade etmesi, özgürleşmenin üç farklı evresine işaret eder
ki bunlardan birincisi “cann”dır.
“Cann”, ince, beyaz ve öldürmesinden sakınılan intikamcı bir yılandır.
Kur’an’ın anlatımında Hz. Musa’nın değneği bir “cann” olmamış ama “onun gibi” olmuştur. Kıssada yılanın bu durumunu, dalgalanma anlamındaki “tehtezzü” kelimesi niteler. Bu kök, insan kalabalığında fitne çıkarıcı bir dalgalanmayı da ifade eder. Yani esir toplum, ilahi yasalara kavuşunca; düşmanlık edici, fitne çıkarıcı ve kan dökücü sinsi bir tür gibi görünmüştür. İnsan teki bazında söylenecek olursa, henüz “cann”dır. Hilafeti üstlenmeye ve “âdem” olmaya hazır değildir.
Hz. Musa’nın değneği, büyük buluşma için Firavundan randevu alma zamanında “hayye” ye dönüşmüştür. Kelime, aslında canlı demektir ve yılanın her türüne hayye denir. Değneğin bu durumunu, koşmak anlamı verilen “tes`â” kelimesi nitelemektedir. Bu kökün türevleri Kur’an üslubunda koşma anlamında değil, çalışmak, iş yapmak, uğraşmak, gayret, şevk ve heyecanla bir şeyin ardına düşmek anlamlarındadır. Bunların hepsini birleştiren temel ise; bir işin peşinde koşuşturmaktır.
Bu kelimenin, kıssanın doğru anlaşılmasına kazandırdığı boyut ise; ilahi tebliğle uyanan bir toplumun, Firavun`a düşmanlıkta daha da istekli, gayretli ve hırslı bir hâle gelmiş olduğunu ifade etmesindedir.
Hz. Musa sonuçtan korkar. Ona korkmaması vahyedilir ve yılanın eski “sireti”ne döndürüleceği bildirilir. Sîret ise bir toplumun bir beldeden başka bir beldeye gitmesidir, gidişat ve sünnet demektir. Yılanın ilk sîretine döndürülmesi, Firavun`un esaretindeki itaatkar hâllerinden çıkarıldıktan sonra, Allah`a itaatkar olma hâline döndürüleceklerine işarettir.
Hz. Musa’nın değneği, Firavunla buluşma sahnesinde “Su`bân”a dönüşmüştür. Sü`bân, vadiyi dolduran sel gibi uzunluğu ve yayılmışlığı ifade eden bir kökten; uzun ve iri yılan, ejderha anlamına gelir. Ejderha, çeşitli hayvanların özelliklerini bünyesinde toplar ve onların niteliklerini topluca sembolize eder. Kadim kültürde tabiat ötesi güçlerin cesaretin ve korkusuzluğun sembolüdür.
Değnek sihirbazların “yaptıklarını” ve “çarpıtmalarını” yutan bir ejderha olmuştur. Kıssada, değneğin ejderha durumunu niteleyen bir kelime yoktur. Çünkü ejderhanın iriliği, özgürlüğünü ifade etmesi için yeterlidir. Temsil göz önüne alınarak söylenecek olursa; esir toplum, iki elçinin tebliği ile diklenmiş ve kendilerine söylenen büyülü sözleri reddederek özgür hareket edecek duruma gelmiştir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder