HZ YUSUF’UN GÖMLEĞİ VE BABASININ GÖZLERİ \ AHMET BAYDAR
Klasik eserlerde nakledildiğine göre: Yusuf (as) Mısır’da
bakanlık makamına geçtiğinde, gömleğini babasına gönderir.
Gömlek daha yolda iken saba rüzgârı Rabb’ından izin alıp
kafileden önce Yusuf’un kokusunu babasına müjdeler. Daha sonra da gömleğe
bizzat kavuşan baba, onu yüzüne sürer ve oğlu için ağlamaktan kör olan gözleri
açılır.
Bu eserlere bakılırsa; babanın ağlamaktan gözlerinin kör
olduğu ve Yusuf’un gömleğini yüzüne sürünce görmeye başladığı Kur’an’ın
üslubundan anlaşılmaktadır.
Oysa bunlar sarih değildir. Kur’an’ın, babanın çok
ağladığını tasvir ederken sadece “Gözleri aklaştı” demesinden “körleşti” anlamı
çıkarılamaz. Bu, olsa olsa çok ağlamaktan, görme kuvvetinin zayıflamasından
kinaye olabilir. Nitekim gerçek körlüğü ifade eden “a-m-y” kökü bile, Kur’an’da
sözün akışına göre mecaz olarak basiretsizliği ifade etmektedir.
Babanın: “Yusuf’un kokusunu buluyorum” sözünün
de rüzgârla taşınabilecek fiziki bir koku algısı ifade ettiği düşünülemez.
Çünkü rivayetlerde tasrih edilen sekiz-on günlük mesafe bunu
imkânsız kılar. Öte yandan “Koku bulmak” da bağlamına göre, güçlü tahminlerle
bilinmesi, olması yaklaşan bir işin emarelerinin alınması için kullanılan bir
deyimdir.(1) Baba, oğlunun hayatta olduğunu yahut gömleğinin yola çıktığı
bilgisini, ilham veya vahiyle(2) almış olabilir. Nitekim kıssanın anlatıldığı
bölümde buna açıkça işaret edilmektedir:
“Dememiş miydim ben bilmediklerinizi Allah’tan bilirim…”
Babanın gözlerinin görür hale geldiği şeklindeki yoruma ise,
Kur’an’da Hz. Yusuf’un ağzından nakledilen “Ye’ti basiran” sözünden ulaşılır.
Oysa bu ifadenin açılımı, “ye’ti ileyye ve huve basîr” şeklindedir.(3) Bu da,
“Gömleği babama ulaştırın ki görerek bana gele” demek olur. Yani “gele”
fiilinin öznesi babadır. “Görerek” sözcüğü de, gözün görmesini değil, öznenin
gelişini nitelemektedir. Hz. Yusuf’un devamla söylediği “Ailenizi de bana
getirin” sözü bu anlamı doğrulamaktadır. Nitekim gömlek babanın teveccühüne
ulaştırılınca, hemen döndüğü ifade edilmiştir.(4)
Ne var ki bazı tefsirlerde, konuyu mucizeleştirme çabasıyla;
döndü anlamındaki “irtedde” fiili, yardımcı fiil sayılarak “dönüştü” anlamı
verilmiş ve “basîran” kelimesi de ona haber yapılmıştır.(5) Oysa “irtedde”
fiili Kur’an’da hep tam fiil olarak ve hem de “döndü” anlamında
kullanılmıştır.(6) Buradaki kullanımda fiilin öznesi, yukarıdaki gibi babadır.
Bir kez daha tekrarlanan “basîran” kelimesi ise önceki ayette olduğu gibi yine
öznenin dönüş durumunu bildirmektedir.
Kısaca, Kur’an’ın bu ifadelerinin; Yusuf’un babasının
gözlerinin kör olmasıyla, oğlunun kokusunu günlerce mesafeden koklamasıyla ve
Yusuf’un gömleğinin kör gözleri açmasıyla bir alakası yoktur. Kaldı ki kıssanın
bağlamında, böyle bir manaya delalet etmesinin hikmeti de anlaşılabilir
değildir.
Aksine Kur’an, Hz. Yakub’un kuyuya atılan oğlunun yokluğunda
çok ağladığını ama hiçbir zaman ondan umut kesmediğini, gömleğini alıp hayatta
bulunduğunu öğrenince de buluşmak için ailesiyle birlikte bilerek yola
çıktığını dile getirmektedir.
_____________
1) El-Mâverdî, en-Nüket ve’l-Uyûn.
2) Bkz. İbn Aşûr.
3) Bkz. Râzî ve Âlûsî, Tefsîr. Emînuddîn Tabersî. Cevâmi’u-l
Câmi’.
4) Yusuf 12/94.
5) Bkz. Ed-Dürrü’l-Mesûn Fî İlmi’l-Kitabi’l-Meknûn.
6) Bkz. Kehf 18/64.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder